Türkiye’de bir ilk olan araştırmanın sonuçları ise Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katılımıyla CER Modern’de düzenlenen törenle, araştırmanın sahibi SONAR İletişim Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bayrakçı tarafından açıklandı.
Türkiye’de ilk kez çıkarılan okuma kültür haritası, TÜİK’ten baz alınarak gerçekleştirildi. Türkiye’de kitap okuma alışkanlığının çok çeşitli olarak, yörelere, illere göre saptanması amacıyla yapılan araştırma, 7 bin kişi ile 26 ilde gerçekleştirildi. Buna göre, Türkiye’de her 4 kişiden birinin kitap alışkanlığının olduğu saptanırken, Türkiye’de yılda ortalama 7.2 kitap okunuyor. Bir defada kitap okuma süresi ise yüzde 47′lik oranla 30 dakika olarak belirlenirken, yüzde 22′lik kesim yaklaşık 1 saat kitap okuyor. Türkiye’de yılda ortalama yüzde 43’lük bir oran ile 1 ila 5 kitap arası satın alınırken, bunların büyük kısmını rastgele kitap seçen ve düzensiz okuyanlar oluşturdu. Okurların yüzde 85, 7 ile Türkçe yazılmış kitapları tercih ederken, çeviri kitap okuyanlar yüzde 30 içinde yer aldı. Kitap seçiminde en etkili faktör ise yüzde 61,5 ile “tavsiye” oldu. Bunu, kitabın adı yani popüler oluşu takip etti. Türkiye’deki okurla kitap seçiminde yayınevi tercihi yapmazken, kitaplar en çok satın alma yöntemi ile okunuyor, bunu arkadaşlarla değiştirerek kitap okuma takip ediyor.
Okurların çoğu düzenli olarak belli bir yazarı takip etmemekle birlikte, düzenli okuyan okurlar ilk olarak Ömer Seyfettin’in, ardından sırasıyla Ayşe Kulin, Orhan Pamuk, Reşat Nuri Güntekin, Elif Şafak, Can Tan, Yaşar Kemal ve Dostoyevski’nin kitaplarını takip ediyor. Okuyucuların yüzde 33,7’si olmak üzere büyük çoğunluğu roman okumayı, ardından öykü ve şiir okumayı tercih ediyor. Ankete yanıt veren okuyucuların yüzde 84’ü ise korsan kitap almadığını belirtmiş.
DOĞU KARADENİZ MÜZİK DİNLİYOR
Türkiye’nin okuma haritasına göre, boş zamanlarını kitap, gazete ya da dergi okuyarak geçirenler Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Ankara’ya uzanan şeridi kapsıyor. İstanbul hariç, Marmara ve Trakya bölgesi de boş vaktini okuyarak değerlendiriyor. İstanbul ve Ankara boş zamanında televizyon izlerken, Ege Bölgesi aile ile zaman geçiriyor. Boş zamanının çoğunu müzik dinleyerek geçiren tek bölge ise Doğu Karadeniz.
ÇOK OKUYAN, DİNİ KİTAP TERCİH EDİYOR
Türkiye’de bir yıl içinde 12-13 kitap ile en fazla kitabı Erzurum ve Erzincan okuyor, okunan kitapların çoğunu dini içerikli yayınlar oluşturuyor. İkinci sırayı, yılda 10 ila 12 kitap ile Yalova, Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu illeri alıyor. Başkent Ankara üçüncü sıraya yerleşirken, beklenen performansı gösteremeyen Ege Bölgesi yılda ortalama 6 kitap okuyor.
Türkiye’de yüzde 19,5 ile aralarında Ankara, İstanbul, İzmir ve Samsun’un da olduğu en çok edebiyat konulu kitaplar tercih edilirken, bunu yüzde 18,3 ile din konulu kitaplar takip ediyor. Erzurum ve Erzincan başta olmak üzere, Doğu Karadeniz’den İç Anadolu’ya doğru uzanan şerit ile Doğu Anadolu’nun bir kısmı en çok dini içerikli yayınları okuyor. 3. sırayı eğitim, 4. sırayı ise tarih kitapları oluşturuyor.
EN ÇOK MACERA SEVİLİYOR
Okunan kitaplara tema olarak bakıldığında, Türkiye’nin büyük çoğunluğu macera kitaplarını seviyor. İkinci sırada, Trakya bölgesi, Çanakkale, Balıkesir, Kastamonu, Çankırı illeri, Orta ve Doğu Karadeniz’in bir bölümü ile Mersin, Adana ve Hatay illeri olmak üzere en fazla ‘tarih’ temalı kitapların tercih edildiği görülüyor. Üçüncü sırayı polisiye alırken, Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat bu temayı tercih ediyor.
AŞK VE PSİKOLOJİ
Araştırma sonucu ilginç bir buluşmayı da ortaya çıkardı. Buna göre Türkiye’de sadece Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illeri ‘en çok hangi temayı tercih ediyorsunuz?’ sorusuna ‘psikoloji’ yanıtını verdi. Muş, Bitlis, Van ve Hakkari ise, İstanbul’la aynı yanıtı vererek en çok “Aşk Kitabı” okuduğunu söyledi.
Araştırmanın bir başka üzerinde durduğu konu olan kütüphanelerine ilişkin sonuçlara bakıldığında, Türkiye’de yüzde 43,5 ile kütüphane kullanma alışkanlığı bulunmuyor. Kütüphaneler, çoğunlukla ders çalışma amaçlı kullanılıyor. Halk Kütüphanelerinin büyük oranla varlığının bilinmesine karşın, halkın yüzde 47’si burada verilen hizmetlerin ücretsiz olduğu bilmiyor. Halk kütüphanelerinden en çok yararlananlar ise Trakya Bölgesi ve Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde illeri ile Kastamonu’dan Artvin’e Karadeniz Bölgesi.
“GÜNEYDOĞU’DA PSİKOLOJİNİN OKUNUYOR OLMASI İLGİNÇ”
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay sonuçların ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de ilk defa yapılan bir çalışmanın sevincini yaşadıklarını ifade ederek, “Rakamlar, Türkiye’de bir iyileşme olduğunu gösteriyor. Ben tabii yine de kitap okuma alışkanlığı çok eskilerden gelen bazı ülkelerin düzeyini henüz yakaladığımızı ne yazık ki söyleyemiyorum ama önceki yıllara göre bir iyileşme olduğunu artık kitabın bizim günlük hayatımıza girdiğini gösteren bir gelişme var” dedi. Yılda 7 kitap ortalama gibi göründüğünü ancak bu rakamların öğrencileri, sınava hazırlanan kesimleri de kapsadığını düşündüğünü ifade eden Günay, “O nedenle yaygın nüfus içinde kitap okumanın hala oldukça yetersiz düzeyde olduğu gibi bir kanaat taşıyorum” dedi
Türkiye’nin büyük çoğunluğu macera kitapları okuduğuna işaret eden Günay, “Macera okumak aslında arayıcılığı, araştırmacılığı teşvik eden bir şey. O yüzden bizim dilimizde Türkçemizde macera biraz küçümsenir, öyle olmadığını, doğrusu ben macera kitaplarının araştırmacı ruhu teşvik eden bir unsur olduğunu düşünüyorum” dedi. Günay, Güneydoğu’da psikolojinin okunuyor olmasının da ilginç olduğunu belirtirken, “Yani o coğrafyanın yaşadığı sosyal ve siyasal sorunlarla ilgili olarak baktığınız zaman böyle bir ruh bilim sorununun da öne çıkmış olması bana çok anlamlı ve üzerinde düşünmemiz gereken bir yanıt gibi geldi. Çalışmaya katkı sağlayanlara teşekkür ediyorum” dedi.
(ANKA)
http://kursatdemir.wordpress.com/2011/04/20/turkiyenin-okuma-haritasi-cikarild/
Bu Blogda Ara
18 Mayıs 2011 Çarşamba
2011'in Kaşifi Bir Türk
National Geographic, 14 genç, öncü ve vizyon sahibi 2011 National Geographic Kaşifini belirledi. Türkiye’den Doçent Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu National Geographic Kaşifi seçildi..
14 Yeni Kaşifin arasında bir astrobiyolog, bir Ortadoğu barış çalışanı ve kültür eğitmeni, bir atık su mühendisi, bir film yapımcısı ve bir bilim girişimcisi de var.
National Geographic’in Yeni Kaşifler Programı, henüz kariyerlerinin başlarında yaptıkları keşiflerle dünyayla ilgili bilgilerimize önemli katkılarda bulunan, eşsiz yeteneklere sahip ve ilham veren maceracı biliminsanlarını bulup onları desteklemekte. Çalışmalarında kullanmaları ve yeni keşifler yapmaları için Yeni Kaşiflerin her biri 10,000 ABD doları ile ödüllendiriliyor. 2004 yılındaki başlangıcından beri bu program Catherine B. Reynolds Vakfı tarafından destekleniyor.
2011 yılının Yeni Kaşifleri ise şöyle: Kültür eğitmeni ve Ortadoğu barış çalışanı Aziz Abu Sarah, çevre bilimci Jennifer Burney, yer bilimci ve astrobiyolog Kevin Hand, paleontolog Jørn Hurum, yaban hayatı araştırmacısı Paula Kahumbu, biyomühendis Kakani Katija, ekolog Sasha Kramer, çevreci Juan Martinez, entomolog Dino Martins, atık su mühendisi Ashley Murray, ornitolog ve doğa koruma ekoloğu Çağan Hakkı Şekercioğlu, yaban hayatı ekoloğu ve film yapımcısı Adrian Seymour, bilim girişimcisi Hayat Sindi ve doğa korumacı Tuy Sereivathana.
National Geographic’in Yeni Kaşifleri, derginin geleneksel araştırma alanları olan antropoloji, arkeoloji, fotoğrafçılık, uzay araştırmaları, yer bilimleri, dağcılık ve kartografi dallarının yanısıra, dünya teknolojileri, müzik ve film yapımcılığına kadar birçok alandan seçilebiliyor.
National Geographic’in Sorumluluk Programları başkan yardımcısı Terry Garcia konuyla ilgili şu açıklamada bulundu, “National Geographic’in temel görevi insanların gezegenimizi koruması için onlara ilham vermektir. Yeni Kaşiflerimiz de bu görevi daha ileriye taşımak için çabalayan seçkin genç liderlerdir. Umut veren kariyerleri nedeniyle biz de onları desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Her biri kendi alanında çığır açan kişilerdir ve yarının Edmund Hillary’lerini (Everest Dağı’na ilk tırmanan ünlü dağcı), Jacques Cousteau’larını (ünlü sualtı kaşifi) ve Dian Fossey’lerini (ünlü dağ gorili araştırmacısı) temsil ediyorlar.”
National Geographic’in 2011 Yeni Kaşifleri arasındaki tek Türk ise, Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi, Kars KuzeyDoğa Derneği Başkanı, kuş bilimci (ornitolog) ve ekolog Doçent Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu. Şekercioğlu, kuşların soylarının tükenmesinin nedenlerini ve sonuçlarını küresel düzeyde araştırıyor ve gelişen dünyada elde ettiği bulguları Kars’ta kurduğu ve yürüttüğü çevre derneği KuzeyDoğa aracılığıyla yerel tabanlı doğa koruma çalışmalarına uyguluyor.
Bilimsel araştırmalarıyla bu yüzyılın sonuna kadar tüm kuş türlerinin %25’inin soylarının tükenebileceğini belirledi. Bunun en önemli sebepleri, doğal alanların yokolması ve küresel ısınmanın giderek artan etkisi. Şekercioğlu, arazi çalışmaları ve literatür taramalarının sonuçlarını tüm gezegende kuş türlerinin hangilerinin tehdit altında olduğunu göstermeye yarayan bir veritabanında topluyor. Buna ek olarak Türkiye ve diğer ülkelerin yöre halklarıyla beraber çalışarak nesli tehlike altında olan kuş türlerini ve onların yaşam alanlarını korumak için öncü projeler yürütüyor.
Online İtibar Yönetimi İpuçları
Online itibar yönetimi hizmeti alırken her ne kadar müşteri olarak kendinizi uzmanlara teslim etsenizde, firmanızın da çalışmalar içerisinde aktif şekilde yer alması, markanızın bu hizmetten maksimum fayda sağlaması açısından kritik önem taşımaktadır.
Online itibar yönetiminiz için birlikte çalıştığınız şirket ve danışmanınızdan maksimum verimi almanız önemlidir. Bunun yanı sıra işin tüm yükünü danışmanın sırtına vermeniz de hata olacaktır. Tabii ki birlikte çalıştığınız itibar yönetimi ajansınız ve size tahsis ettiği danışmanınız yenilikleri takip edecek, sizi SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)olarak ileri taşımaya çalışacak, yaratıcı öneriler ve aksiyonlar üretecek… Ama sizin ve firmanızın da oynaması gereken önemli bir rol var ve bu olmadan tek taraflı bir çalışma online itibar yönetimi çalışmalarınızın katkı sağlamasını zorlaştıracaktır.
Online itibar yönetiminiz için birlikte çalıştığınız şirket ve danışmanınızdan maksimum verimi almanız önemlidir. Bunun yanı sıra işin tüm yükünü danışmanın sırtına vermeniz de hata olacaktır. Tabii ki birlikte çalıştığınız itibar yönetimi ajansınız ve size tahsis ettiği danışmanınız yenilikleri takip edecek, sizi SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)olarak ileri taşımaya çalışacak, yaratıcı öneriler ve aksiyonlar üretecek… Ama sizin ve firmanızın da oynaması gereken önemli bir rol var ve bu olmadan tek taraflı bir çalışma online itibar yönetimi çalışmalarınızın katkı sağlamasını zorlaştıracaktır.
Online İtibar Yönetimi şirketinizle veri alışverişi
Online İtibar Yönetimi ajansınızla olan veri alışverişinizi hızlı ve en kapsamlı şekilde sağlamalısınız. Online anlamda kullanılabilecek video, görsel ve özgün metin içeriği danışmanınızın elini kuvvetlendirecektir. İçerik olmadan optimizasyon sağlamaya çalışmak ve itibar yönetmek çalışmalardaki verimliliği azaltan bir etkendir. Kullanılacak link ve içerikleri bir plan çerçevesinde belirlemek iyi olacaktır.
Bülten Optimizasyon çalışmaları
Yeni bir basın bülteni çıktığında bunu danışmanla paylaşmak gerekir. Online İtibar Yönetimi ajansınız ve danışmanınız pozitif içeriğin yayılmasına optimizasyon çalışması ile katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda pozitif içeriğin yayınlandığı sayfaların pagerankleri yapılan aksiyonlarla daha öne taşınabilir. Pozitif içeriğin daha çok kişiye ulaşması ve online itibarı desteklemesi buna bağlıdır.Hedef kitlenizle dijital iletişime geçerken danışın
Forumlarda ve diğer mecralarda marka ile ilgili bir içerik girileceğinde ve özellikle negatif söylemlere cevap verileceğinde mutlaka online itibar yönetimi ajansınızı bilgilendirin. Sosyal medya kullanıcılarının ve aksiyon alınan mecranın dinamiklerine uygun iletişim sağlanmadığı noktada kurulmaya çalışılan iletişim geri tepebilir. Negatif giden bir yorum fırtınasını dindirmenin yolları vardır. Negatif içeriği pasifize etmek için pozitifin olduğu kaynağı yukarı taşımak da başka bir yöntemdir.Müşteri memnuniyeti, online itibar yönetiminin temel unsurlarından biridir. Sorularına cevap alamayan, aldığı hizmetten veya üründen memnun kalmamış kitleler marka itibarına ciddi zararlar verebilir.
En sık gözlemlenen şikayetler, verilen sözün tutulmaması, eksik bilgilendirme, geç teslim, agresif pazarlama teknikleri, şikayetlere verilen ciddiyetsiz dönüşler ve satış sonrası servislerin zayıflığıdır.
Tabii ki bu durum sektöre ve markaya göre değişiklik gösterecektir. Şikayetlerin ciddiye alınması, ilgili düzenlemelerin yapılması, hızlı ve doyurucu şekilde müşteriye ulaşılarak şikayetin cevaplanması online itibar yönetimi kapsamında gerekmektedir. Danışman ile iletişimin hızı da bu çalışmaların seyrini etkiler. Çabuk ve doğru dilde geri dönüş yapılan bir negatif içeriğin pozitife dönme ihtimali çok yüksektir. Her negatif ileti online itibara zarar verdiği gibi markaya kendini ispat etmesi için bir şans tanır.
Online itibar ve SEO çalışmaları
Kurumsal ve/veya ürün ve servislerinize yönelik web sitelerinizin ve de varsa blogunuzun arama motoru optimizasyonuna uygun şekilde yapılandırılması ve de güncelleniyor olması şirketinize ciddi avantajlar sağlayacaktır. Web sitelerinizi ve bloglarınızı yaptığınız iş ile sunduğunuz ürün, hizmet ve servisleri de göz önünde bulundurarak şekillendirmeniz arama motorları aracılığıyla hedef kitlenize ulaşmanızı kolaylaştıracaktır. Bu sayfalara içerik üretilmesinde firmanın çalışanlarının desteği lazımdır, firma bünyesindeki farklı departmanlar içerik çeşitliliğine ve güncelliğine destek olabilir.
Blog veya web sitenizde öne çıkan içeriklerin ve linklerin değiştirilmesi, SEO yapılması gibi nedenler ilgili sayfanın ciddi şekilde geriye düşmesi anlamına gelebilir, bu konularda online itibar yönetimi şirketinizin ve danışmanınızın fikrinin alınması önem taşır. SEO çalışmaları daha bir çok dinamiği içerisinde barındıran çok geniş kapsamlı çalışmalardır. Daha detaylı bir yazıyı önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşıyor olacağız.
Sizler için online itibar yönetimi çalışmalarında dikkat etmeniz gereken konuların bir kısmını burada sıralamaya çalıştık.
Blog veya web sitenizde öne çıkan içeriklerin ve linklerin değiştirilmesi, SEO yapılması gibi nedenler ilgili sayfanın ciddi şekilde geriye düşmesi anlamına gelebilir, bu konularda online itibar yönetimi şirketinizin ve danışmanınızın fikrinin alınması önem taşır. SEO çalışmaları daha bir çok dinamiği içerisinde barındıran çok geniş kapsamlı çalışmalardır. Daha detaylı bir yazıyı önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşıyor olacağız.
Sizler için online itibar yönetimi çalışmalarında dikkat etmeniz gereken konuların bir kısmını burada sıralamaya çalıştık.
Daha detaylı bilgi için Tick Tock Boom Digital Pr & Marketing olarak bizimle info@ttboom.com eposta adresi üzerinden temasa geçebilirsiniz.
İçerik Pazarlama Nereye Gidiyor?
Nihan Bora
Kaliteli ve özgün içerik, her zaman ilgi görmüştür. Pazarlamanın da en önemli dinamiklerinden olan “içerik pazarlama”yı, en sade haliyle mevcut ve potansiyel müşterilerinizle satış amacı gütmeden iletişime geçme sanatı olarak tanımlayabiliriz. http://www.marketo.com/ ve Junta 42 2010 B2B İçerik Pazarlama Raporu’na istinaden hazırlanan infografiye göre içerik pazarlama, geleneksel reklamcılığın en büyük rakiplerinden biri olarak görülüyor. Kararı siz verin…
http://www.yenimedyaduzeni.com/icerik-pazarlama-geleneksel-reklamciligin-yeni-rakibi-mi-infografik/
Kaliteli ve özgün içerik, her zaman ilgi görmüştür. Pazarlamanın da en önemli dinamiklerinden olan “içerik pazarlama”yı, en sade haliyle mevcut ve potansiyel müşterilerinizle satış amacı gütmeden iletişime geçme sanatı olarak tanımlayabiliriz. http://www.marketo.com/ ve Junta 42 2010 B2B İçerik Pazarlama Raporu’na istinaden hazırlanan infografiye göre içerik pazarlama, geleneksel reklamcılığın en büyük rakiplerinden biri olarak görülüyor. Kararı siz verin…
http://www.yenimedyaduzeni.com/icerik-pazarlama-geleneksel-reklamciligin-yeni-rakibi-mi-infografik/
Avrupa'nın Rüşvet Lideriyiz
Eğitim, sağlık, vergi ve güvenlik gibi hizmetleri alabilmek için rüşvet vermek gereken ülkeler açıklandı. Listenin 6. sırasında Türkiye var.
Uluslarası Yolsuzluk Anketi’nin (Global Corruption Barometer) son sonuçlarına göre geçtiğimiz yıl her 4 kişiden biri ihtiyacı olan hizmeti alabilmek için rüşvet verdi.
Yolsuzluk karşıtı Transparency International örgütün yayınladığı anket halktan sıradan insanları 9 temel hizmeti almak için vermesi gereken rüşvete odaklanıyor.
En çok rüşvetin yüzde 29 ile polise verildiğini gösteren ankette gümrük, eğitim, yargı, sağlık, evrak, emlak, vergi ve kamu hizmetleri için en çok rüşvetin Liberya, Afganistan ve Irak en çok rüşvet verilen ülkeler olarak sıralanıyor.
The Economist’in de haberinde yer verdiği ankette 6. sırada Türkiye var. İlk 5 ülkenin de Avrupa’dan olmadığını düşünüldüğünde Türkiye bu tabloyla Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
Kaynak: http://www.gazeteport.com/
Uluslarası Yolsuzluk Anketi’nin (Global Corruption Barometer) son sonuçlarına göre geçtiğimiz yıl her 4 kişiden biri ihtiyacı olan hizmeti alabilmek için rüşvet verdi.
Yolsuzluk karşıtı Transparency International örgütün yayınladığı anket halktan sıradan insanları 9 temel hizmeti almak için vermesi gereken rüşvete odaklanıyor.
En çok rüşvetin yüzde 29 ile polise verildiğini gösteren ankette gümrük, eğitim, yargı, sağlık, evrak, emlak, vergi ve kamu hizmetleri için en çok rüşvetin Liberya, Afganistan ve Irak en çok rüşvet verilen ülkeler olarak sıralanıyor.
The Economist’in de haberinde yer verdiği ankette 6. sırada Türkiye var. İlk 5 ülkenin de Avrupa’dan olmadığını düşünüldüğünde Türkiye bu tabloyla Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
Kaynak: http://www.gazeteport.com/
Blogunuzu Geliştirmenin 17 Yolu
Blogların daha aktif ve kapsamlı olabilmesi için içeriklerinin her zaman güncellenmesi ve yepyeni içeriklerin de yaratılması gerekiyor. İşte birkaç ipucu…
Blogların içeriklerinin daha çok geliştirilmesi için Social Media Examiner 17 yöntemin üzerinde duruyor:
1.Öncelikle diğer büyük sosyal platformlarda da aktif olun.
2.Sevdiğiniz şeyler hakkında yazılar yazın.
3.Harika ve dikkat çekici içerik yaratın.
4.Takipçilerinizin sorularını mutlaka yanıtlayın.
5.Gerçek bir değer yaratın.
6.Okuyucularınız için orada olun, yani içeriğinizle okuyucularınız arasında mutlaka bir bağlantı olsun.
7.Daha fazla takipçi elde etmek için: “Yeni şeyler söyleyin, yardım edici şeyler söyleyin ve harika şeyler söyleyin.”
8.Okuyucularınızın kendilerini iyi hissetmesini sağlayın.
9.Takipçilerinize saygı duyun.
10.Hafızalara kazınacak içeriklere odaklanın.
11.Hedeflerinizi iyice bilin ve onlara sıkı sıkıya bağlanın.
12.Takipçilerinizi anlayın ve bu çerçevede içerikler yaratıp geliştirin.
13.Okuyucularınızın sizinle karşılıklı iletişime geçmesine izin verin.
14.Blogunuzda mutlaka paylaşılmak üzere sosyal ağlara da yer verin.
15.”Subscriber Box”ı blogunuzun en başına yerleştirin.
16.Bir yarar sunun.
17.İnsanlara tercih ettikleri şekilde sizi takip etmesine izin verin. (RSS, e-mail, Twitter, Facebook gibi)
Siz ne kadarını uyguluyorsunuz ya da bu yöntemlerden başka uyguladığınız yöntemler var mı?
http://sosyalmedya.co/blogunuzu-gelistirmenin-17-yolu/
Blogların içeriklerinin daha çok geliştirilmesi için Social Media Examiner 17 yöntemin üzerinde duruyor:
1.Öncelikle diğer büyük sosyal platformlarda da aktif olun.
2.Sevdiğiniz şeyler hakkında yazılar yazın.
3.Harika ve dikkat çekici içerik yaratın.
4.Takipçilerinizin sorularını mutlaka yanıtlayın.
5.Gerçek bir değer yaratın.
6.Okuyucularınız için orada olun, yani içeriğinizle okuyucularınız arasında mutlaka bir bağlantı olsun.
7.Daha fazla takipçi elde etmek için: “Yeni şeyler söyleyin, yardım edici şeyler söyleyin ve harika şeyler söyleyin.”
8.Okuyucularınızın kendilerini iyi hissetmesini sağlayın.
9.Takipçilerinize saygı duyun.
10.Hafızalara kazınacak içeriklere odaklanın.
11.Hedeflerinizi iyice bilin ve onlara sıkı sıkıya bağlanın.
12.Takipçilerinizi anlayın ve bu çerçevede içerikler yaratıp geliştirin.
13.Okuyucularınızın sizinle karşılıklı iletişime geçmesine izin verin.
14.Blogunuzda mutlaka paylaşılmak üzere sosyal ağlara da yer verin.
15.”Subscriber Box”ı blogunuzun en başına yerleştirin.
16.Bir yarar sunun.
17.İnsanlara tercih ettikleri şekilde sizi takip etmesine izin verin. (RSS, e-mail, Twitter, Facebook gibi)
Siz ne kadarını uyguluyorsunuz ya da bu yöntemlerden başka uyguladığınız yöntemler var mı?
http://sosyalmedya.co/blogunuzu-gelistirmenin-17-yolu/
En Güzel Blog Benim Yarışması
TÜHÖP (Türkiye Halkla İlişkiler Öğrenci Platformu) 13-31 Mayıs tarihleri arasında “En Güzel Blog” benim yarışmasını düzenliyor. Bu yarışmaya başvuru yapabilmek için blogunuzu en iyi anlatan görsel, video, fotoğraf ya da yazınızı blogunuzda yer vermeniz yeterli. Başvurularınızı TÜHÖP İletişim Formundan http://www.facebook.com/tuhop?sk=app_190322544333196 yapabilirsiniz. En güzel blog sahibine TÜHÖP arşivinden kitap hediye edilecek. Tamamen profesyonellerden oluşan jüri önümüzdeki hafta içerisinde açıklanacak.
http://www.sosyalmedyahaber.com/tuhop-en-guzel-blog-benim-yarismasi/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



